- Savaş Karşıtı Ukraynalı Sosyalist Bogdan Syrotiuk’a 15 yıl hapis - Ağustos 13, 2026
- Atina Uluslararası Savaş Karşıtı Zirvesinden Enternasyonal Mücadele Deklarasyonu - Ağustos 7, 2026
- Gençler Ruh Sağlığı İçin Yapay Zekâya Başvuruyor - Ağustos 7, 2026
27 yaşındaki savaş karşıtı Ukraynalı sosyalist Bogdan Syrotiuk, yalnızca savaş karşıtı yazıları ve siyasi görüşleri nedeniyle Zelensky hükümeti tarafından 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Farklı kaynaklara göre en az bir milyon olarak ifade edilen toplam kayba ulaşan kanlı savaşın sona ermesini savunanlar her iki ülkede de ciddi baskılarla yüz yüze.
Ukrayna’da Bolşevik-Leninist Genç Muhafızlar (YGBL) grubunun önde gelen üyelerinden olan 25 yaşındaki Bogdan Syrotiuk, 25 Nisan 2024’te Ukrayna Güvenlik Servisi tarafından gözaltına alınmış ve “sıkıyönetim koşullarında vatana ihanet” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Bu suçlama kapsamında 15 yıldan müebbet hapse kadar ceza öngörülüyordu. Syrotiuk’un davası, NATO tarafından kışkırtılan ve finanse edilen Ukrayna’da savaş karşıtı ve sosyalist muhalefetin kriminalize edilmesinin en çarpıcı örneklerinden biri haline geldi.
Mahkûmiyetin dayanağı: savaş karşıtı yazılar
Syrotiuk’un mahkûmiyetine konu olan tek şey, yazıları editörlerle yapılan yazışmalar. Mahkeme, altı yazıyı suç delili kabul ederek Syrotiuk’a 15 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, yazılarda “Ukrayna’nın meşru olarak seçilmiş siyasi liderliğinin ve demokratik süreçlerinin tanınmaması”, “faşist ve Nazi karşılaştırmaları”, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri hakkında “olumsuz değerlendirmeler” ve “ulusal kahramanların ve tarihi şahsiyetlerin yeniden yorumlanması” bulunduğunu ve bunların suç teşkil ettiğini ileri sürdü.
Başka bir deyişle, Syrotiuk; savaşa karşı çıkmak, Zelenskiy hükümetinin politikalarını eleştirmek, Ukrayna’daki aşırı sağın ve tarihsel faşist güçlerin rolünü teşhir etmek ve Rusya ile Ukrayna işçilerinin birliğini savunmak nedeniyle “vatana ihanet” suçundan mahkûm edilmiş oldu.
Üstelik SBU’nun Syrotiuk’u “Rus hükümetinin ajanı” olarak göstermesine karşın, iki yılı aşkın süren dava boyunca bu iddiayı doğrulayacak tek bir casusluk faaliyeti ortaya konulmadı. Syrotiuk’un siyasi çizgisi ise tam tersine hem Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline hem de Putin rejimine açıkça karşı çıkıyor; Rus ve Ukraynalı işçilerin milliyetçilik ve savaş temelinde birbirine kırdırılmasına karşı iki ulusun emekçilerinin kardeşleşmesi yoluyla savaşın sonlanmasını savunuyor.
Savaşın Gölgesindeki Rus ve Ukrayna Halkı
Syrotiuk’un davası yalnızca Ukrayna’daki ifade özgürlüğünün durumuna ilişkin bir mesele değil. Ukrayna savaşını silahlandıran, kışkırtan ve medya araçlarıyla propoagandasını yapan NATO ülkelerinin liderlerinin desteğine sahip olan Zelensky iktidarı da Putin de savaş karşıtı sesleri sert şekilde bastırıyor. Cepheye gitmemek için her iki ülkede ülkeden kaçanların sayısı yüzbinleri geçiyor. Asker kaçakları ve savaş yorgunu halkların öfkesini dindirmek için siyasi baskı devreye sokuluyor. Ukrayna’da ciddi bir nüfus krizi ve asker sorunu yaşanıyor. Bu koşullar altında savaşa karşı çıkanlar sert şekilde cezalanldırılıyor.
Gallup’un 2026 araştırmasına göre Ukraynalıların yüzde 66’sı savaşın mümkün olan en kısa sürede müzakereler yoluyla sona erdirilmesini isterken, savaşa “zafer” elde edilene kadar devam edilmesini savunanların oranı yalnızca yüzde 24. Bu tablo, savaşın sürdürülmesi yönündeki resmi politikalar ile Ukrayna toplumunda büyüyen savaş yorgunluğu arasındaki açığın ne kadar derinleştiğini gösteriyor.
Dolayısıyla savaş karşıtı bir sosyalist olan Bogdan Syrotiuk’un “Rusya’nın propagandasını yapmakla” suçlanması, savaşın emperyalist karakterinin üzerini örten milliyetçi bir karalamadan ibaret. Savaşın uzatılmasına yönelik politikaların Ukrayna halkı üzerindeki bedeli de giderek daha açık hale geliyor.
Muhalefetin kriminalize edilmesi
2015 yılında kabul edilen “dekomünizasyon” yasasıyla komünist sembollerin ve propagandanın yasaklanmasının ardından, savaş döneminde siyasi alan daha da daraltıldı. 2022’de Zelenskiy yönetimi, Rusya ile bağlantılı oldukları iddiasıyla içinde sol partilerin de olduğu 11 siyasi partinin faaliyetlerini sıkıyönetim süresince yasakladı. Yasaklanan partiler arasında ana muhalefet olan “Muhalefet Platformu – Yaşam İçin”, Sharij’in Partisi, Naşi, Muhalefet Bloğu, Sol Muhalefet, Sol Güçler Birliği, Derjava, Ukrayna İlerici Sosyalist Partisi, Ukrayna Sosyalist Partisi, Sosyalistler ve Volodimir Saldo’nun Bloğu bulunuyor. Zelenskiy yasaklı olan partileri “Rus yanlısı” olmakla suçluyor. Bu partilerden bazıları savaş karşıtı tutumuyla biliniyor.
Sol ve muhalif örgütler yasaklanırken faşist güçler Ukrayna egemen sınıfının ve NATO’nun işbirliğinde savaşa dahil oldu. Dünyanın değişik ülkelerinden Neonazilerin savaşmak üzere Ukrayna’ya gittiği biliniyor. Ukrayna içinde ise 2014’deki “Maidan darbesi”nden sonra faşist parti ve örgütler önemli bir güç halinde gelerek, NATO, ABD ve AB tarafından desteklendiler. Açık neonazi sembolleri kullanan faşist güçler, savaşın öncesinde de sol güçlerin fiziksel olarak yok edilmesinde ve bastırılması için korkunç suçlar işledi. Bu suçlar arasındaki en korkuncu Ukrayna’nın Odessa kentinde, Rusya yanlılarıyla aralarında faşist grupların olduğu Kiev yanlıları arasındaki çatışmalar sırasında bir sendika binası ateşe verilmesiydi. Bu saldırıda en az 31 kişi yanarak veya dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti
2022 yılından itibaren savaş koşullarına hazırlanan ülkede yasal yollar da gerekli şekilde NATO’nun savaşı için dizayn edildi. Özellikle “vatana ihanet” ve “iş birliği” yasaları, savaşın ardından geniş kapsamlı bir ceza soruşturması mekanizmasına dönüştü. Binlerce kişi bu baskı kampanyasının bir sonucu olarak hapse atıldı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, vatana ihanetle eşdeğer tutulan “iş birliği” davalarındaki mahkûmiyet oranı yüzde 100’e ulaşıyor.
Savaş karşıtı sosyalistlere özgürlük!
Syrotiuk, 25 Nisan 2024’te tutuklanmasından bu yana Mıkolayiv’deki cezaevinde tutuluyor. Tutukluluğu boyunca sağlık sorunları da ağırlaşmasına rağmen bir yıldan uzun süre tedavi olması engelledi ve gerekli tedaviyi defalarca erteledi.Davası aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de gündemine taşındı. AİHM, Syrotiuk’un başvurusunu 2025 yılında kabul etti. Buna rağmen Syrotiuk, mahkûmiyet kararına kadar cezaevinde tutulmaya devam edildi. Şimdi ise mahkeme 15 yıllık hapis cezasına ek olarak Syrotiuk’un mülküne ve elektronik cihazlarına el konulmasına, el konulan sosyalist kitap, broşür ve siyasi program belgelerinin imha edilmesine hükmetti.
Ukraynalı ve Rus işçilerin birbirine karşı savaşmak yerine kendi hükümetlerine, oligarşilere ve emperyalist güçlere karşı birleşmesini savunan bir genç sosyaliste uygulanan baskı bütün bu savaşın gerçek karakterini ortaya koymaktadır.
Bogdan Syrotiuk derhal serbest bırakılsın!
Savaş karşıtı sosyalistler üzerindeki baskıya son!
Emperyalist savaşa ve NATO’nun savaşına karşı uluslararası işçi sınıfının birleşik mücadelesi!












