/ Gündem / Talan Sırası Kapadokya’da – Rozerin Ürper

Talan Sırası Kapadokya’da – Rozerin Ürper

on 26 Ocak 2021 - 18:18 Kategori: Gündem

İktidar her gün yeni bir tarihi veya doğal güzelliği rant uğruna peşkeş çekmeyi sürdürüyor. Sermayedarların gözü bu kez Kapadokya’da…

UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alan; tarihi, doğal ve turistik yapısıyla dikkat çeken Kapadokya bu kez de Kanadalı Centerra maden şirketinin 1306 hektarlık alanda altın aramak için Enerji Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden ruhsat almasıyla birlikte madencilik tehdidiyle karşı karşıya.

Şirket Nevşehir’in Avanos ilçesine bağlı Özkonak ve Göynük köylerinden toplam 1306 hektarı kapsayan devasa alanda altın aramak için Enerji Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden ruhsat aldı. Bölge halkı altın madeninden şirketin sondaja başlamasıyla haberdar oldu. Madenin durdurulması için dava açılırken, on binlerce itiraz dilekçesi toplandı.

Kapadokya’daki altın arama sahası; yeraltı şehrine 400 m, Belha Manastırı’na ise 150 m uzaklıkta. Bu ruhsatla yapılacak olan proje Kapadokya’yı ve Kızılırmak suyunu da tehdit ediyor. Altın elde etmede kullanılan siyanür projenin Kızılırmak’a yakın olması sebebiyle nehire karışma tehlikesi taşıyor. Siyanürün nehire karışmasından korkan yöre halkı, konuyu CİMER’e şikayetlerde bulunarak Cumhurbaşkanlığına taşıdı. Ancak Cumhurbaşkanlığı Kızılırmak Nehri’nin Kapadokya yakınında olmasına rağmen ‘’Kapadokya sınırında değil’’ diyerek konuyu kapatmaya çalıştı. “Maden şirketi Centerra’nın ruhsatı iptal edilsin, sondajlar durdurulsun” diyen vatandaşlar, twitter’da #ÜstüALTINdanKıymetli diyerek hastag çalışması başlattı.

Geçtiğimiz yıllar boyunca Kaz dağları da dahil olmak üzere Karadeniz’de kurulan HES’ler, Salda Gölü’nde yapılan rezillik, Hasankeyf’in suya ve betona gömülmesi olmak üzere birçok doğal ve tarihi güzelliği rant uğruna peşkeş çekenlerin yarattığı tahribatları biliyoruz.

Kapadokya için acilen altın madenciliği için alınan raporun iptal edilmesi ve bölgenin doğal haliyle korunması şarttır. Aksi halde böyle bir tarihi mirasın yok olmasının yanı sıra zehir saçacak bir projenin vereceği tahribat bölge halkı için geri dönüşü olmayan problemleri de beraberinde getirecektir.

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı