Home / Manşet / Siz de Sendikalaşamayanlardan mısınız? – Demet Koca

Siz de Sendikalaşamayanlardan mısınız? – Demet Koca

 

AKP iktidarı ve patronlar “bölgesel asgari ücret” gibi yeni yoksullaştırma ve eşitsizlik politikaları örgütlerken, Temmuz 2026 sendika istatistikleri yayınlandı: İşçi sınıfımızın sendikal örgütlülüğü yerinde sayıyor, hatta kan kaybediyor.

Her 100 İşçiden 86’sı Sendikasız

Bölgesel asgari ücret türünden saldırıların yeniden gündeme gelmesi tesadüf değil. İşçi sınıfımız sendikal örgütlülüğünün en zayıf olduğu dönemlerden birinin içinden geçiyor.

Yayınlanan yeni verilere göre; Temmuz 2026 itibariyle Türkiye’de yaklaşık 17 milyon 630 bin kayıtlı işçinin yalnızca 2 milyon 432 bini sendika üyesi! Resmi sendikalaşma oranı %13,8 düzeyinde.

Üstelik bu oran bile gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Türkiye’de sendika üyesi olmak, toplu iş sözleşmesi kapsamına girmek yani en temel sendikal haktan yararlanmak anlamına ne yazık ki gelmiyor. İşkolu barajı, uzun ve karmaşık yetki süreçleri, işveren itirazları ve sendikal baskılar nedeniyle sendikalı işçilerin ciddi bir kısmı fiilen toplu pazarlık hakkını ve dolayısıyla sendikal haklarını kullanamıyor.

Diğer yandan milyonlarca kayıt dışı işçi, mevsimlik işçiler, ev işçileri ve göçmen işçiler bu istatistiklerin dışında kalıyor. Gerçek anlamda toplu sözleşme güvencesine sahip, yani layıkıyla sendikalı işçi oranı resmi verilerin çok aşağısında.

Sendikalaşma Neden Bu Kadar Zayıf?

Esasında sorun sadece düşük sendikalaşma oranı değil. Sendikal hareket uzun yıllardır ciddi bir bürokratikleşme ve işlevsizleşme sorunuyla karşı karşıya.

Birçok sendika, mücadeleyi işyerlerinden ve üyelerin doğrudan katılımıyla yükseltmek yerine faaliyetini toplu sözleşme dönemlerindeki kapalı pazarlık masalarına sıkıştıran bir “sendikacılık” anlayışıyla hareket ediyor. Tabii bu arada bu bürokratik yönetimler, tabandaki işçilerin olası mücadelelerin önünde bir dalgakıran rolü de üstlenmiş oluyor.

Bürokratik ve köhnemiş sendikal yönetimler, işçi sınıfının sadece ekonomik koşullarını değil, sosyal, toplumsal ve politik mücadelelerle olan bağlarını da zayıflatıyor ve yok ediyor.

Tam da Erdoğanizm’e uygun bir işlev!

Haliyle de hem Hükümet hem de patronlar, sendikalaşmanın ve kolektif hakların kullanımını engelleyerek işçi sınıfını ekonomik ve politik anlamda çıplak ve kötürüm bırakan bu sendikal çürümeyi desteklemiş oluyor.

Sonuç kocaman bir kısır döngü: Sendikal mücadele zayıflatıldıkça sendikal yapılar çürüyor, çürümüş sendikal düzen ise sendikal mücadelenin büyümesinin önünde başlı başına bir engele dönüşüyor.

Umut Veren Gelişmeler

Bu kısır döngüden kurtulmak kolay değil. Fakat kesinlikle imkânsız da değil. Sadece tarihsel bir sıçrama gerektiriyor. Bu sıçramayı sağlayacak olansa işçi sınıfının tabandan yükselecek mücadeleleri ve bunların yaratacağı yeni mücadele araçları olacak. Sıçrama ha diyince olmaz; fakat hareketsiz beklediğinizde sıçramanız mümkün olmayacaktır. Bu nedenle görev, bu tabloyu tam tersine çevirecek gelişmeler için örgütlenmek, sabır göstermek ve mücadele etmektir.

Bu bakımdan, genel tablonun karamsarlığına ters yöndeki ilerici gelişmelere dikkat kesilmek gerekiyor:

Kendileri de bürokratik mekanizmalara sahip olsalar da yarı-dinamik bir tabanları bulunan Dev Sağlık-İş ve Nakliyat-İş’in Temmuz 2026’da sendikal barajı aşmış olması iyi oldu.

Bağımsız Maden-İş’in barajın hemen altında bırakılması ise AKP’nin yeni bir Ali Cengiz oyunu oldu, yine de madencilerin mücadeleci bir atılımı olarak Bağımsız Maden-İş’in baraja yükselmesi sevindirici.

Son yılların gözdelerinden olan Öğretmen Sendikası ise mücadeledeki kitle tabanındaki kısmi daralmaya rağmen hâlâ 10 bin kadar üyeyle, sendikanın ciddi bir taban mücadelesi örgütlemesi durumunda ileri çıkabilecek güçler arasında yer alıyor.

Üye sayıları düşük olan, irili ufaklı yüzlerce binlerce işyerinde örgütlenen ve kâh orada kâh burada mücadele eden tekstilinden inşaatına onca mücadele aracı daha geleceğe yönelik umutları diri tutuyor.

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir