Home / Manşet / Taliban’ın Giderek Derinleşen Tiranlığı ve Afganistan’da Büyüyen İnsani Kriz

Taliban’ın Giderek Derinleşen Tiranlığı ve Afganistan’da Büyüyen İnsani Kriz

Laila Safi

 

Taliban’ın Afganistan’da yeniden iktidara gelmesinin üzerinden yaklaşık beş yıl geçti. Bu beş yılda kadınlara yönelik ayrımcılığı tek tek çıkarılan yasaklardan çıkarıp devlet politikası haline getirdiler ve bunu silahlı dinî otoriteler eliyle uygulamaya başladılar.

Önce başörtüsünü zorunlu kıldılar. Ardından kız çocuklarının ortaokul, lise ve üniversite eğitimini yasakladılar, kadınların sivil toplum kuruluşlarının ve devlet kurumlarının büyük bölümünde çalışmasını engellediler, parkları, spor salonlarını ve hamamları kadınlara kapattılar ve kadınları adım adım kamusal yaşamın dışına ittiler. 2024 yılında çıkardıkları Erdemi Yayma ve Kötülüğü Önleme Yasası ile ahlak polisine kadınların kıyafetini, dolaşımını ve kamusal alandaki davranışlarını denetleme konusunda geniş yetkiler verdiler.[1]

Afganistan bugün dünyada kız çocuklarının ilkokuldan sonra eğitim almasının yasak olduğu tek ülke. UNICEF verilerine göre 2,2 milyondan fazla kız çocuğu ortaöğretimden mahrum bırakılmış durumda. Yasaklar devam ederse bu sayının önümüzdeki birkaç yıl içinde 4 milyonu aşması bekleniyor.[2]

Şiddet Yoluyla Kontrolün Genişletilmesi

Herat, Taliban’ın giderek genişleyen ahlak operasyonlarının son hedefi oldu.

İran sınırında bulunan bu kent, tarihsel, kültürel ve dilsel olarak İran’la güçlü bağlara sahip. Binlerce Afgan aile onlarca yıl boyunca İran’da yaşadı; bugünün genç kuşağının önemli bir bölümü de Afganistan’a dönmeden önce orada doğdu, eğitim gördü ve büyüdü.

İran’ın son dönemde gerçekleştirdiği kitlesel sınır dışı operasyonlarıyla binlerce Afgan göçmen yeniden Herat’a döndü. Bu insanların büyük kısmı, bütün kısıtlamalara rağmen kadınların okula gidebildiği, üniversite okuyabildiği, çalışabildiği ve günlük sosyal hayatın içinde yer alabildiği bir toplumda yetişti. Şimdi ise kadınların eğitimden, iş hayatından ve kamusal yaşamdan hukuken dışlandığı bir ülkeye geri dönüyorlar.

Taliban da Herat’ın bu toplumsal yapısının farkında. Bölge halkının önemli bir kısmının farklı yaşam koşullarını deneyimlediğini ve İran’la Taliban’ın dayattığı yaşam tarzından daha güçlü kültürel bağlar kurduğunu biliyor. Bu nedenle Herat’ta başlatılan operasyon yalnızca ahlak kurallarını uygulamaya yönelik değil; sokaklar, çarşılar ve insanların günlük yaşamını sürdürdüğü bütün kamusal alanlar üzerinde mutlak hâkimiyet kurmaya yönelik açık bir güç gösterisi niteliği taşıyor.

Herat’taki Ahlak Operasyonu

Herat’ta yürütülen operasyon kıyafet denetiminin çok ötesine geçmiş durumda.

Geleneksel İran tarzı başörtüsü kullanan kadınlar gözaltına alınıyor. Yerel halkın çekip sosyal medyada paylaştığı görüntüler, siyah çarşaf ve peçe kullanan kadınların da Taliban devriyelerinin hedefi olduğunu gösteriyor. Taliban’ın kendi dayattığı tesettür kurallarına tamamen uymak bile kadınları gözaltından ya da şiddetten korumuyor.

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu’nun (UNAMA) raporlarına göre Erdemi Yayma ve Kötülüğü Önleme Bakanlığı yetkilileri, zorunlu kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla kadınlara yönelik geniş çaplı operasyonlar yürütüyor.[1] Görgü tanıkları ahlak polislerinin kadınları pazarlarda durdurduğunu, alışveriş bölgelerini kuşattığını, kadınları zorla araçlara bindirdiğini ve hiçbir yargı süreci olmadan gözaltı merkezlerine götürdüğünü aktarıyor.

Yerel halkın paylaştığı görüntülerde Taliban mensuplarının pikaplar, zırhlı araçlar ve ağır silahlarla çarşıları ve ana kavşakları tuttuğu görülüyor. Kayıtlarda sivillerin dükkânların arasından kaçtığı, kadınların devriyelerden uzaklaşmaya çalıştığı ve Taliban militanlarının operasyon sırasında silah kullandığı görülüyor. Operasyonun ölçeği sıradan bir polis uygulamasından çok, sivil halka karşı yürütülen askerî bir harekâtı andırıyor. Görüntüler, UNAMA haber ile birlikte değerlendirildiğinde operasyonun boyutunu açık biçimde ortaya koyuyor.[3]

Bu gözaltılar kısa sürede protestolara dönüştü.

Göstericiler “Eğitim, İş, Özgürlük” sloganlarıyla sokaklara çıkarak kadın haklarının geri verilmesini talep etti. Taliban ise protestocular toplanmadan önce Herat’ın birçok noktasına zırhlı araçlar, askerî kamyonlar ve ağır silahlı birlikler konuşlandırdı. BM raporları ve görgü tanıklarının aktardıklarına göre Taliban güçleri göstericilere gerçek mermiyle müdahale etti; biri çocuk olmak üzere en az iki sivil hayatını kaybetti, yirmiden fazla kişi de yaralandı.[3]

Uluslararası Normalleşme

Afganistan’da baskılar her geçen gün artarken, Taliban uluslararası alanda giderek daha fazla muhatap kabul ediliyor.

Avrupa ülkeleri ve bölgesel aktörler göç yönetimi, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar başlıklarında Taliban temsilcileriyle düzenli görüşmeler yapıyor. Resmî söylemde bu temasların “tanıma anlamına gelmediği” vurgulansa da pratikte ortaya çıkan tablo farklı.

Kız çocuklarını okullardan uzaklaştıran, kadınları çalışma hayatından çıkaran ve kamusal alanda varlık göstermeyi suç haline getiren yönetim, kendilerini demokrasi ve insan haklarının savunucusu olarak tanımlayan hükümetlerle aynı masada oturuyor.

Avrupa hükümetleri milyonlarca Afgan kadının eğitimden, istihdamdan ve kamusal yaşamdan hukuken dışlandığı bir rejimle mülteci geri gönderme anlaşmalarını müzakere etmeye devam ediyor. İnsani yardım ayrı bir mesele olabilir; ancak siyasi normalleşme ayrı bir tercihtir. Yapılan her resmî görüşme, baskı politikalarını her geçen gün daha da genişleten Taliban yönetimine yeni bir meşruiyet alanı açmaktadır.

İnsani Çöküş

Siyasi baskı ve ekonomik çöküş artık birbirini besleyen iki olgu hâline geldi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre yaklaşık 23 milyon Afgan, yani ülke nüfusunun neredeyse yarısı, insani yardıma ihtiyaç duyuyor.[4] Yaklaşık 17,4 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya ve milyonlarca insan bir sonraki öğününü nereden bulacağını bilmiyor.[4]

3,7 milyondan fazla çocuk eğitim dışında kalmış durumda. Bunların 2,2 milyondan fazlasını ortaöğretime gitmesi yasaklanan kız çocukları oluşturuyor.[2] Taliban’ın aldığı kararlar kadınları devlet kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve kayıtlı ekonominin büyük bölümünden uzaklaştırırken, sayısız ailenin elindeki son düzenli gelir kaynaklarını da ortadan kaldırıyor.[5]

Krizin etkileri eğitim ve istihdamla sınırlı değil.

Afganistan zaten dünyanın en yüksek anne ölüm oranlarından birine sahip. UNFPA verilerine göre ülkede her iki saatte bir kadın önlenebilir gebelik veya doğum komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kadınların yalnızca yaklaşık yüzde 10’u temel sağlık hizmetlerine erişebiliyor.[6] Araştırmacılar, kadınların eğitimine ve sağlık sektöründeki varlığına yönelik kısıtlamaların sürmesi halinde anne ve yenidoğan ölümlerinin artacağını ve yıllar içinde elde edilen sağlık kazanımlarının tersine döneceğini öngörüyor.[7]

Her yeni yasak yeni bir toplumsal yıkımı beraberinde getiriyor. Kadınlar işlerini kaybediyor, aileler gelirlerini yitiriyor, kız çocukları eğitimden koparılıyor, sağlık sistemi zayıflıyor ve yoksulluk daha da derinleşiyor.

 

Kaynaklar

[1] Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA)

Erdemi Yayma ve Kötülüğü Önleme Yasası’nın Uygulanması, Yürütülmesi ve Etkilerine İlişkin Rapor (10 Nisan 2025)

https://unama.unmissions.org/report-implementation-enforcement-and-impact-pvpv-law-afghanistan

İngilizce PDF sürümü: https://unama.unmissions.org/node/100083631

[2] UNICEF – Afganistan Eğitim Güncellemeleri

https://www.unicef.org/afghanistan

[3] Reuters / UNAMA – Herat’taki Ahlak Operasyonu ve Protestolar (Haziran 2026)

BM: Taliban, Herat’ta başörtüsü kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle kadınları gözaltına alıyor

https://www.reuters.com/world/asia-pacific/un-says-taliban-arrest-30-women-violating-hijab-rules-afghanistan-2026-06-12/

[4] Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA)

Afganistan İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı

https://www.unocha.org/afghanistan

[5] Human Rights Watch – Afganistan Dünya Raporu

2026 Raporu: https://www.hrw.org/world-report/2026/country-chapters/afghanistan

2025 Raporu: https://www.hrw.org/world-report/2025/country-chapters/afghanistan

[6] UNFPA Afganistan – Anne Sağlığı ve Sağlık Hizmetlerine Erişim https://afghanistan.unfpa.org

[7] Maruf ve diğerleri

“Afganistan’da Anne ve Yenidoğan Sağlığındaki İyileştirmelerin 2030 Yılına Kadar Ölüm Oranları Üzerindeki Muhtemel Etkisi”, Maternal and Child Health Journal (2025)

https://link.springer.com/article/10.1007/s10995-025-04108-4

Görsel Belgeler

Bu makalede kullanılan Herat’taki ahlak operasyonu, askerî yığınak ve protestolara ilişkin video ve fotoğraflar, bölge sakinleri tarafından kaydedilip sosyal medya üzerinden paylaşılan görgü tanığı kayıtlarına dayanmaktadır.

Her görüntünün bağımsız olarak doğrulanabilir meta verilerine ulaşılamadığı için bu kayıtlar tek başına kesin kanıt olarak kullanılmamış; olayların görsel belgeleri olarak değerlendirilmiş ve UNAMA ile Reuters’ın haberleri başta olmak üzere güvenilir kaynaklarla karşılaştırılarak referans gösterilmiştir.

 

 

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir