/ Kültür-Sanat / Vahşi Kapitalizmden Çıkış Arayışları ve Squid Game – Denizhan Eren

Vahşi Kapitalizmden Çıkış Arayışları ve Squid Game – Denizhan Eren

on 17 Ekim 2021 - 20:38 Kategori: Kültür-Sanat
Facebooktwitterlinkedin

Güney Kore yapımı Squid Game dizisi tüm dünyada son dönemin en popüler yapımı olarak öne çıkıyor: Dizi ilk 28 gününde 111 milyon kullanıcı tarafından izlenirken; Netflix’in Kore, Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki içeriklerden sorumlu başkan yardımcısı, dizinin başarısının “en çılgın hayallerimizin ötesinde” olduğunu söyledi. Hemen her gün dizi üzerine yazılmış analiz yazılarıyla karşılaşmak mümkün. Hatta dizinin bilgisayar oyunları bile yapıldı. Abu-Dabi’de ise oyunun zararsız bir versiyonu Salı günü yapılacak. Singapur’daki bir kafede müşterilere oyunlardan birinde olan şekerli tatlılar veriliyor, Paris’te 3 Ekim’de 2 günlüğüne açılan, diziye ait ürünlerin satıldığı ve yine dizideki oyunların oynanabildiği dükkana girebilmek için insanlar kuyruk oldu ve kavga çıktı.

Peki nasıl bu dizi bir anda bu popülerliği yakalamayı başarabildi?

Kapitalizm Alegorisi

‘Squid Game’, 47 yaşında tamamen meteliksiz bir adam olan Seong Gi-hun’a odaklanıyor. Gi-hun at yarışı oynama huyunu tatmin etmek için para çaldığı annesiyle birlikte yaşayan alt sınıftan bir insan. Hayatı, organlarını Kore mafyasına satmak için bir belgeye imza atmasına yol açan ödenemez borç tarafından tüketiliyor.

Seong Gi-hun bu durumdan kurtulabilmek için onunla hemen hemen aynı sorunları yaşayan 456 kişiyle bir ‘oyun’a katılıyor. Uyuşturulduktan ve uzak bir yere götürüldükten sonra eğer kazanırlarsa, katılımcılara yarışmanın sonunda 45.6 milyar won (39 milyon $) ödül vadediliyor.

Aslında dizinin teması yeni değil, hatta neredeyse klişeleşmeye başladı. Bir grup oyuncunun hem hayatta kalmayı başarıp hem ödül aldıkları survival temalı başka filmlerde yapıldı: Hunger Games, Gambling, Apocalypse, Scam Game, Alice in the Dead Land gibi filmleri bu kategoriye koyabiliriz.

O zaman neden Squid Game bu kadar ilgi gördü, farkı neydi? Temel sebeplerden biri, yine Güney Kore yapımı Parasite filminin bu kadar ilgi görme sebebiyle aynı. Son yıllarda iyice artan gelir adaletsizliğini bizzat yaşayan insanların gerçekliğini dallanıp budaklandırmadan çok net şekilde anlatması ve kapitalizmi sembolik bir şekilde yansıtması. Bu gerçek zaten dizinin yönetmeni tarafından da söyleniyor: “Modern kapitalist toplum hakkında bir alegori veya masal olan, aşırı bir rekabeti tasvir eden bir hikaye yazmak istedim, bir şekilde hayatın aşırı rekabeti gibi.’’ (1). Bu kapitalizm alegorisinde oyuncular bire bir olmasa da proletaryayı temsil ediyor, VIP’ler ise tahmin edilebileceği gibi büyük burjuvaziyi.

Oyun kapitalizmdeki gibi fakir olan emekçileri kendine kurban seçiyor, sistem içinde yabancılaştırıyor ya da bir araya gelmelerini önlemek ve onları daha iyi kontrol etmek için birbirine kırdırıyor. Oyunun sahibi ve oyunun oynanmasını sağlayan bürokratlar oyunculara ‘bu oyunu oynamayı siz seçtiniz’ diyor ama oyunu oynayan insanlar ya parasını ya organını borçlular, dışardaki hayatta da onları bekleyen sefalet ve ölüm. Yani bu insanların aslında seçim şansı yok. Bu özgür seçim illüzyonu kapitalizmdeki çalışma özgürlüğünü yansıtıyor, kapitalizmde de emekçilere söylenen şey aslında şu: Ya asgari ihtiyaçlarını zar zor karşılayabilecek bir işte çalışırsın, ya da ölürsün, seçim senin. Oyunculara ‘kurallar önünde eşitsiniz’ deniyor ama zenginler ve oyunu düzenleyen bürokratlar tarafından kurallar keyiflerinin istediği gibi kırılabiliyor, tıpkı burjuva hukukta kağıt üzerinde eşit olmamıza rağmen hukukun burjuvazi lehine kolayca çiğnenebilmesi gibi. Aynı şekilde oyunda fırsat eşitliği de yok, kadınlar ve yaşlılar dezavantajlı olabiliyor tıpkı kapitalist ekonomide dezavantajlı oldukları gibi.

Bu dizinin Parasite gibi Güney Kore’den çıkması da tesadüf değil. Dizinin senaristi ve yönetmeni Hwang Dong-hyuk’a göre, diziyi 2008 yılında yazmasına rağmen, dizi ancak bugün “gerçekçi” bulunuyor. Bunun sebebi, 2008 yılında Güney Kore’deki hanehalkı borcu GSYİH’nın yüzde 62,7’sine denk gelirken, bugün bu rakamın yüzde 100’ü geçmiş durumda olması. Aradan geçen 13 yılda Güney Kore halkı ciddi bir borçlanma sürecinin içerisine itildi. Dizinin son bölümünde bile, Güney Kore’nin dünyanın en yüksek ikinci hane halkı borcuna sahip olduğu ve durumun gittikçe daha kötüleştiğinden bahsediliyor. Yani, Güney Kore her ne kadar gelişmiş ülkeler listelerinde ekonomisiyle üst sıraları işgal etse de halk için bu durum böyle değil, ülkede hanehalkı borcu tavan yapmış durumda. (2)

Problem nedir, Çözüm nedir?

Yalnız bu dizinin Parasite filminden olumlu yönde bir farkı var. Parasite veya Joker (2019) gibi filmler, kötü şartların insanın doğasında varolan bencil, açgözlü durumunu açığa çıkardığını daha çok vurgularken, Squid Game’de (dizinin oyuncularından Lee Jung-jae, kendilerinin insanın gerçek, açgözlü doğasını göstermekte başarılı olduklarını iddia etse de) oyuncuları insanlıktan çıkaran şeyin kendi doğalarından çok sistemin acımasızlığı olduğu vurgusu daha ağır. Dizideki belli karakterleri baştan bencil görmektense, bencilliğe dönüşümün oyundaki şartların değişmesiyle ortaya çıktığını görüyoruz. Dizi içerisindeki bazı karakterlerin aslında birbirini kollamaya, yardım etmeye hazır olduğunu görüyoruz, daha sonra onları birbirlerinin kurduna dönüştüren şey, birbirlerini öldürmek zorunda bırakılmaları.

Ancak yönetmenin verdiği mesaj, daha önceki benzer filmlerden farklı olarak insanlık için bir çıkış yolu işaret etmek istese de, ‘insanlığa inanmak gerek’ demenin ötesine gidemiyor. Baş karakterin dizi sonuna kadar çelişkileri bunun en iyi göstergesi. Gelir eşitsizliğini anlatan eski filmlerde de hep bu sorun vardı, kapitalizmden çıkış yolu bir türlü gösterilemiyor.

Biz ise, insanlığa olan umudu daha gerçekçi bir temele oturtabilir, kapitalizmden çıkış yolu olarak Güney Kore’den başlayarak işçi sınıfının mücadelesini işaret edebiliriz. Mesela 15 Haziran’da, Güney Kore’nin başkenti Seul’de ülkenin dört bir yanından gelen 4 bin kurye fazla ve güvencesiz çalışmaya karşı toplu sözleşme için miting düzenledi. 2 Eylül’de Kore Sağlık ve Tıp İşçileri Sendikası, COVID-19 salgınıyla mücadele etmekten yorulduklarını söyleyen hemşireler, tıp mühendisleri ve eczacılar da dahil olmak üzere 80.000 üyesi ile, talepleri karşılanmadığı takdirde greve başlayacaklarını söylediği için yönetim personel arttırımını ve daha iyi çalışma koşulları talebini kabul etmek zorunda kaldı. Ayrıca Eylül sonundan bu yana ise işçiler, bir dizi eylem ve grev ile direnişteler. Üç haftadır devam eden süresiz greve katılım artıyor (3). Bir anlamda emekçiler bu eşitsizlik sarmalından çıkışın yoluna işaret ediyorlar.

 

  1. https://variety.com/2021/global/asia/squid-game-director-hwang-dong-hyuk-korean-series-global-success-1235073355/
  2. https://medyascope. tv/2021/10/11/dunyayi-kasip-kavuran-netflix-dizisi-squid-gamein-ilham-kaynagi-guney-korenin-kisisel-borc-krizi/
  3. https://www.genel-is.org.tr/sendikamizdan-guney-koreli-iscilerin-mucadelesine-destek,2,12986#.YwwWmOpByUk
Facebooktwitterlinkedin
Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı