/ Emekçiden / MİKROFON EMEKÇİLERDE – 9 | Doğa Koleji’nin İdari Emekçileri: Mücadelede Biz De Varız!

MİKROFON EMEKÇİLERDE – 9 | Doğa Koleji’nin İdari Emekçileri: Mücadelede Biz De Varız!

on 16 Ocak 2020 - 10:23 Kategori: Emekçiden

Mikrofonumuzu bu defa Doğa Koleji’nde çalışan emekçilere uzattık. Doğa Koleji aylardır neredeyse hiçbir çalışanının maaşını ödemiyor. Öğretmen ve velilerin yaptıkları eylemler ile durum kamuoyunda geniş bir yer buldu. Doğa Koleji’nin Genel Müdürlük biriminde çalışan bir idari personel ile emekçilerin ödenmeyen maaşlarını, mücadele sürecini ve kamuoyuna yansımayan yönlerini konuştuk. Mikrofon uzattığımız Doğa Koleji emekçisi “öğretmen, temizlikçi ya da idari birim emekçileri, hangi sıfatla çalışırsak çalışalım, hepimiz emekçiyiz” diyerek bu süreçte bütün okul emekçilerinin güç birliğinin önemini vurguladı.

Son haftalarda Doğa Koleji’nin İTÜ Vakfı tarafından alınacağı ve sorunların çözüleceği iddiaları ortaya atılmış olsa da henüz devir gerçekleşmedi ve belirsizlik sürüyor. Doğa Koleji emekçileri, haklarını tamamen alana kadar mücadeleye devam diyor!

Sosyalist Gündem: Merhaba, hoş geldiniz. Sohbetimize sizi tanıyarak başlayalım.

Doğa Koleji Emekçisi: Merhaba. Ben 7 aydır Doğa Koleji’nin Genel Müdürlük kısmında çalışıyorum. 5 aydır da maaşımı alamıyorum. Sadece ilk iki ay maaşımı alabildim, onları da hem parçalı hem de gecikmeli şekilde alabildim. Daha sonrasındaysa hâlâ maaş alamadığımız duruma düştük. 

Neler oluyor Doğa Koleji’nde?

Doğa Koleji’nde çalışan hiç kimse yaklaşık 5 aydır maaş alamıyor. Hiç kimsenin altını çizelim çünkü sadece öğretmenler değil Doğa Koleji’nin neredeyse hiçbir çalışanı maaş alamıyor. Medyaya sadece öğretmenlerin ve velilerin tepkileri ve eylemleri yansıdığı için sadece öğretmenler maaş alamıyor gibi düşünülebilir. Ancak yüzlerce idari çalışan ve diğer emekçiler de maaşlarını alamıyor.

Doğa Koleji’nin sahibi Ömer Saçaklıoğlu, aynı zamanda Metal Yapı Konut isimli bir inşaat şirketine de sahip. Aldığımız duyumlara göre Doğa Koleji’nden elde edilen sermayeyi Metal Yapı Konut’a aktardı. Orada inşaat yatırımları yaptı ancak bu yatırımların geri dönüşleri (inşa edilen yapıların satışı) gerçekleşmeyince, Doğa Koleji üzerinden aldığı parayı tekrar koyamadı.

Maaşlarımız önce geç yatmaya başladı. Ardından, bundan 5 ay öncesinde hiç ödenmemeye başladı. Sonrasında da bu tablo karşımıza çıktı.

Dediğim gibi, sadece öğretmenlerimiz değil temizlik işçilerinden Genel Müdürlükteki çalışanlara kadar aslında hiç kimse maaş alamıyor şu an. Sadece yemekhane işçileri maaş alıyor onlar da taşeron firmaya bağlı çalıştıkları için kendi firmalarından maaş alıyorlar. Ancak Doğa Koleji o firmalara da şu an ödeme yapmıyor. 

Maaşlar önce geç ödendi, ardından hiç ödenmemeye başladı. Nasıl ilerledi bu süreç?

Ben 7 aydır Doğa Koleji’nde çalışıyorum. Benden önce başlamış bu durum. Şubat 2018’den itibaren gecikmeler başlamış. Ben geldiğimde de geç ödeme söz konusuydu. İlk maaşımı zamanında alsam bile ikinci maaşımı üç parça halinde ve 10’a gün arayla alabildim. Üçüncü maaşımı ise 2 ay gecikmeli ve kısmen alabildim. Ağustos’tan sonra ise ücretler hiç ödenmemeye başladı.

Bunca aydır Doğa Koleji emekçileri geçimlerini nasıl sürdürüyor?

Sürdüremiyoruz. Sosyal hayatımız zaten kalmadı. Birbirimizle konuştuğumuz tek konu artık bu mesele. Başka bir şey düşünemez olduk. Uyku uyuyamaz olduk. Bu bizim sağlığımızı da etkiliyor. Bu arada Ağustos’tan bu yana sigortalarımız da yatmıyor.

Nasıl geçinsin insanlar? Karı-koca Doğa Koleji’nde çalışan arkadaşlarımız var. Bu insanlar 5 aydır hiç maaş almadan yaşamaya çalışıyor. Ya ailelerinden destek almaya çalışıyorlar ya sürekli borç almak zorunda kalıyorlar. Ama bunların da bir sınırı vardır. Başkasından ne kadar para isteyebilirsin ki? 

Ben ailemle yaşamak durumunda kaldım. Bu süreçte onlardan para isteyemedim. Sadece onlar bana destek olmak için para verdiklerinde aldım. Cebimde hiç para olmuyor, ne yapabilirim? 

Normalde Genel Müdürlük çalışanlarının servisleri kullanması yasak. Ama bu süreçte cebimizde para olmadığını bildikleri için servisleri kullandırtıyorlar. Servisle gidip geldiğim halde bile cebimde para kalmıyor.

İdari personelin durumunu biraz daha açalım. Sadece öğretmenler değil, başka birçok emekçi de şu an Doğa Koleji’nde aynı sorunları yaşıyor. Ama bu mesleki ayrımlar, bir şekilde eylem haberlerinde bile ortaya çıkıyor. Bunun sebebi ne?

Genel Müdürlük çalışanları eylemlere pek katılamadı. Çünkü çok göz önünde oldular ve yeni iş bulmak çok zor olduğu için işten atılmaktan çok korkuluyor. Bir de içeride 5 yıllık, 10 yıllık emeği olanlar var. İşten atılma durumunda bu yılların tazminatlarının da alınamayacağından korkuyor insanlar. Biz daha maaşlarımızı bile alamazken insanlar 10 yıllık emeklerini gözden çıkartamıyor.

Bu korku atmosferinden kaynaklı şimdiye kadar Genel Müdürlükte eylemler olmadı. 

Ama bu süreçte öğretmeni, temizlikçisi, idari personeli hepimizi aynı şekilde “kader mahkûmu” sayılırız. Bu sürecin farklı etkileri de oldu. Eskiden Genel Müdürlük kısmında insanlar birbirlerine “günaydın” bile demeyi çok görürken şu an birbirini görenler gülümsemeye başladı. Evet, bu sürecin kötü yanları var ama bir yandan da bu süreç bizi birbirimize kenetledi. Eskiden böyle durumlar fısır fısır konuşulurken, hatta saklanırken şu an en ufak duyumları bile birbirimizle paylaşıyoruz.

Öğretmenler, maaşlarını alamıyor evet. Onların emekleri de şu an karşılıksız kalıyor. Ama işlerinin doğası gereği bir öğrenciye ders anlatırken karşılığında bir gülümseme olsun alabiliyorlar. Biz ise bundan bile mahrum durumdayız…

Maaşlar ne düzeyde Doğa Koleji’nde? Nedir bu ödenemeyen miktarlar, daha iyi kavranabilsin diye bunu da konuşmak gerekiyor sanıyoruz.

Doğa Koleji’nde genel olarak maaşlar asgari ücretin bir tık üzerinde. O yüzden şu an ödemedikleri maaşlarımız aslında asgari sınıra çok yakın miktarlarda. Öyle çok yüksek rakamlardan bahsetmiyoruz.

Ama patron Ömer Saçaklıoğlu, Doğa Koleji’nden kazandığı dev miktarları inşaat işlerini aktardı uzun süre. Aslında Doğa Koleji’nde yaşanan tıkanma, okuldan kaynaklı değil patronun inşaat yatırımlarından kaynaklı! Bir süredir de kendisi hiçbir şekilde okula adımını bile atmıyor. Sadece kardeşi geliyor.

Ömer Saçaklıoğlu şu an hâlâ çok zengin biri. Çok ciddi bir malvarlığına sahip. Hayatını yaşamaya devam ediyor. İstese bu maaşları ödeyebilir ama o bundan çok diğer malvarlıklarını Doğa Koleji’ndeki borçlarından kaçırmaya çalışıyor…

İTÜ Vakfı’na devir meselesi ne oldu? Son durum nedir?

Bu konuda çok fazla kirli bilgi var. Çünkü okul yöneticileri, bizi insan yerine koyup bir açıklama bile yapmıyorlar. 

İlk başta bir televizyon programında, Doğa Koleji’nin İTÜ Vakfı tarafından alınacağını iddia etti. Biz bu durumdan ilk defa o şekilde haberdar olduk. Ardından İTÜ Vakfı, sosyal medyadan ilgilendiklerini söyledi. Akabinde, büyük ölçüde anlaştık dediler.

Okul yönetimi, yürüttükleri görüşmeleri bazen okul idareleriyle paylaşsa da Genel Müdürlük personeline bilgi dahi vermiyorlar. Biz sadece toplumda görünürlük açısından değil, Doğa Koleji yönetimi açısından da yok gibiyiz.

Şu an için kesinleşen herhangi bir durum yok. Hâlâ çeşitli haberler dönüyor. İTÜ Vakfı’nın geri çekileceğine dair söylentiler bile mevcut.

Kısacası belirsizlik devam ediyor.

Peki, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bu olaya yaklaşımı nasıl oldu? 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yaptığı açıklama, “sadece öğrencilerle ilgilenirim, ne öğretmenler ne de diğer çalışanlar beni ilgilendirmiyor” anlamına geldi. “Öğrencilerin yeri hazır” şeklindeki açıklamasıyla aslında Doğa Koleji emekçilerine “ne haliniz varsa görün” dedi. Tek dertleri, yüksek paralarla çocuklarını okutan velileri ikna edebilmek…

“Arkadaş, ülkede kriz var. İşler kötüye gidiyor. Biraz da öğretmenler ve diğer emekçilerin fedakârlık yapmasını beklemek normal değil mi?” diye bir soru gelecek olursa?

5 ay boyunca mı? (Gülüyor)

Ben onların, karşı tarafın, patronun hiç fedakârlık yaptığını düşünmüyorum. Onlar hayatlarına devam ediyorlar. Oysa burada yüzlerce Doğa Koleji emekçisi gerçekten evde yiyecek ekmek bulamaz duruma düştü. Kış ortasında doğalgazı yakacak paraları yok bunca insanın. Zaten doğalgaz da aşırı derecede zamlanmış durumda.

Küçük bebeği olan bir arkadaşımıza 600 TL civarında doğalgaz faturası gelmiş. Ne yapsın bu insan? Bebeği için yakmak zorunda. Ama artık faturaları ödeyemez hale geldik.

Biz çok fazla fedakârlık yaptık. Hâlâ işe giderek aynı fedakârlığı yapmaya devam ediyoruz. İşimize dört elle sarılıyoruz. Ama karşılığını ne yazık ki alamıyoruz. Daha fazla fedakârlık yapabilecek gücümüz kalmadı. 

Şu 5 ayın maaşlarını yatırsalar bile “oh, tamam” diyemeyeceğiz, rahat nefes alamayacağız. Çünkü gelecekle ilgili sıkıntılarımız var. Öğrenci gelecek mi? Kayıt yapılacak mı? Diyelim ki bunlar oldu, bu paralar burada kalacak mı yoksa yine bir yerlere aktarılacak mı? Bunlar bizim için hep soru işareti.

Evet, işimizi çok seviyoruz ancak artık işe gelmek bile istemiyoruz. 

Normalde Genel Müdürlükte servis yasak ama şu an parasızlıktan dolayı öğretmen servislerini kullanmamıza izin veriliyor. Yarıyıl tatilinde ne yapacağız? Cebimizde para yok ama okula, yani işe gitmek zorundayız!

Bugüne kadar bazı eylemler oldu. Bundan sonrası için mesai arkadaşlarınıza bir çağrınız olur mu?

Bence hepimiz o eylemlere katılmalıyız. Korkmamalıyız. Hakkımız neyse biz de istemeliyiz, almalıyız. 

İş Kanunu’nun 34. maddesi (ücretin ödenmemesi sebebiyle iş bırakma eylemi hakkı) hepimiz için geçerli. Genel Müdürlük çalışanları için de…

Dişimizi göstermeye hakkımız var. Bunu yapalım. Korkmayalım. El ele, güçlü olalım. Beraber olalım. Birlikte olalım. Ve bu işin üstesinden artık gelelim!

Çok teşekkür ediyoruz ve mücadelenizde başarılar diliyoruz. Her zaman yanınızda olacağız!

Ben de teşekkür ediyorum.

 

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı