/ Derya Koca / Peronizm, Kürtaj Hakkı, Servet Vergisi – Derya Koca

Peronizm, Kürtaj Hakkı, Servet Vergisi – Derya Koca

on 3 Ocak 2021 - 09:01 Kategori: Derya Koca, Dünyadan, Kadın, Latin Haber
Facebooktwitterlinkedin

 

Sosyalistlerin günümüzdeki merkez üssü olan Arjantin’de önemli tartışmalar dönüyor. Latin Amerika’daki reformist-popülist iktidarların sona erdiği bir dönemde, Peronizm Arjantin’de yeniden iktidara geldi. Oysa aynı piyasa dostu Kirchner[1]’i 2007-2015 arasında oturduğu koltuğu koltuktan kaldıran yine Macri’nin sağ iktidarıydı. Arjantin’de Peronizmin merkezci kanadı iktidarda ancak önünde bir sürü zorlu görev var:

  • 57 milyar dolar borç alarak, IMF ile tarihin en büyük borç anlaşmasına imza attan Macri’nin kemer sıkma politikalarını devam ettirmek. Son iki yıldır eksi büyüme kaydeden Arjantin’in bütçesi delik deşik.
  • Sermayeyi hoş tutmak, sıkı müttefiki Katolik kilisesi ile arayı iyi tutmak (Arjantinli Papa’nın otoritesini de buna ekleyelim.)
  • Peronizmin, sağ milliyetçilikten merkez-sol popülist siyasete varan geniş bir skalası var. Macri karşıtı ittifak olan Frente de Todos içindeki farklı eğilimler arasındaki dengeleri de gözetmek.
  • Türkiye ile benzer eğilimlerle krize giren Arjantin’de ekonomik krize Pandemi tuz biber oldu: Peronizmin popülist geçmişi, yoksullar arasında popülerliğini koruyor. Sağlık ve eğitim sistemlerinin çok zayıf olduğu ülkede Pandemi, zayıf sağlık sistemi ve aşırı yoksulluğun çok yaygın olduğu ülkede şimdiye dek 43,3 bin kişinin ölümüne neden olurken yoksul halkın sorunlarını daha da derinleştirdi.
  • 2019 ve 2020’de neredeyse tüm Latin Amerika’da isyanlar yaşanırken, Macri karşıtı enerjiyi seçim sürecinde iyi yöneten Peronizm bu enerjiyi geçici olarak soğurmuş görünüyordu.
  • Her ne kadar seçimler Peronizmi iktidara getirmiş olsa da sokağın başat aktörü devrimci sosyalistler. Bu tarihsel güç, Arjantin’de egemen sınıflar açısından meseleyi çetrefilli hale getiriyor. 2001’de Argentinazo adı verilen büyük isyanın bir benzerinin yoksul mahallelerden yeniden yükselmemesi için Peronizmin şu an tarihsel görevi düzeni ayakta tutmak. Kitleler Macri’nin sosyal güvenlik sistemini delik deşik edecek yasasını parlamentoyu kuşatarak geri çektirmişti; şimdi benzer bir yasa, emeklilerin haklarını yok etmek ve maaşlarını iyice düşürmek için kürtaj yasası ile aynı günde parlamentoya getirildi.

Şimdi bu hassas dengeler içinde gelişen tarihsel kürtaj hakkı zaferine ve servet vergisi tartışmalarına bir göz atalım.

Servet Vergisi

Servet Vergisi tartışmaları bir süredir dünya gündemini meşgul ediyor. Neoliberalizmin yıkımına karşı başlayan 2019 isyanları ve bu isyanların tam orta yerinde pandeminin ortaya çıkması kapitalizmin meşruiyetini sorgulamaya açtı. Bu sorgulama hali,  sokak eylemlerinde giyotin taşınmasına ve ultra zenginlerin sembolik olarak darağaçlarında sallandırılması ile kendisini ifade etmişti. Bu ortamda Latin Amerika, Britanya gibi yerlerde servet vergisi gündeme geldi. Hatta 2020 Davos Zirvesi bu tartışmaları bizzat büyük burjuvaların gerçekleştirdiği bir platform olmuştu.[2]Aynı zirvede isyanların korkusuna karşı serveti daha çok paylaşan bir modelin gündeme getirilmesinin, uzun vadede kapitalizmin çıkarlarına daha çok hizmet edeceği şeklindeki yaklaşımlar dikkat çekiciydi.

Pandemiden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilen 19 ultra zengin, ABD başkan adaylarına yönelik “Lütfen Bizi Vergilendirin[3]” diyerek kampanya yapmıştı. Hatta 2018’de Fransa’da Hollande hükümeti servet vergisi getirmiş ve konu, ünlülerin başka ülkelerin vatandaşlığına kaçması ile magazinel bir boyut kazanmıştı[4]. Yani servetten vergi almanız için komünist olmanız falan gerekmiyor.

Arjantin’de servet vergisinin ele alınış şekli ise PJ (Partido Justicialista)’nin ve iktidardaki Peronist cephe ittifakının karmaşık dengelerine hitap etme ve kriz karşısında siyasi desteğini sürdürürken sermayeyi de ürkütmeme amaçlarına aynı anda hizmet ediyor. Arjantin’de tam adı “Büyük Servetlerin Olağanüstü Dayanışma Katkısı Kanunu” olan vergi, tek seferlik. Kurumlara değil, şahıslara uygulanıyor. Vergi, 200 milyon pesonun (2,3 milyon ABD $) üzerinde varlığa sahip olan ülkenin en zengin 12.000 kişisini etkileyecek. Bunlardan 380 ultra zengin insandan oluşan küçük bir azınlık, 35 milyar doların üzerinde varlığa sahip! Vergiden etkilenenlerin yüzde 42’sinin varlıkları dolar cinsinden ve bu dolar varlıklarının yüzde 92’si yurtdışında tutuluyor. Ülkede tutulan varlıklar için verginin başlangıç oranı yüzde 2 olacak, yurtdışında dolar cinsinden varlığa sahip olanlar için yüzde 3 ila 5,25’e yükselecek. 60 gün içinde yurt dışına mal varlığını geri getirenler yüzde 30 indirimden yararlanacak.

Peki, bu para nereye harcanacak? Vergi gelirlerinin  %20’si COVID-19 tıbbi harcamalarına, %15’i yoksul mahallelerdeki sosyal harcamalara, %20’si yükseköğrenim ve mesleki eğitime, %20’si pandemiden etkilenen küçük ve orta ölçekli şirketlere, %25’i ise madencilik araştırmaları için YPF gaz şirketine aktarılacak. YPF,  devletin %51, özel hissedarların % 49 hisse sahibi olduğu özel bir şirket. Genel olarak ele alındığında, bu yeni servet vergisiyle toplanan toplam paranın yaklaşık yüzde 45’i bir şekilde kapitalistlerin cebine geri dönecek. Tam da bu nedenle devrimci sosyalist ittifak, Solun ve İşçilerin Cephesi (FIT) parlamentoda “çekimser” oy ilan ederek bu verginin tamamının yoksullar için harcanmasını ve artan oranlı servet vergisinin yasalaşmasını önerdi. Öte yandan servet vergisi konusunu gündeme getiren tarafın Fernandez iktidarının kendisi olması, FIT’in devrimci bir ağırlık merkezi olarak yarattığı baskının bir ürünü hem de FIT’i zayıflatma çabası olarak görülebilir. Yani hamle üstünlüğü Peronizmde.

Türkiye’de ne yazık ki bu konjonktürü anlamadan ve yasanın içeriğine ciddi biçimde bakmadan; dahası, Arjantinli devrimcilerin nasıl tavır aldığına bile bakılmadan Peronizme alkış tutuldu[5], [6].Fernandez hükümetinin paraya ihtiyacı var ve ultra zenginlere uygulanan vergi aynı zamanda ihtiyaç duyduğu sol-popülist propaganda için bir fırsat oldu.

Fakat Peronizmin bütün katmanları bu tartışmada aynı tavra sahip değil. Servet vergisi tartışması, Peronizmin sağ kanadından direnişle karşılaştı. Büyük burjuvazi de elbette durumdan hoşnut değil. Ancak, tartışmaların sürdüğü günlerde Kirchner’in temsilcisi olduğu sol popülist eğilim, kitleleri devreye soktu: 1972’de Juan Peron’un sürgünden döndüğü 17 Kasım günü “Peronist Militanlık Günü” eylemleri servet vergisine destek eylemlerine dönüştürüldü. Tüm bu gündemlerin ağırlığı, devrimci hareketin ve sokakların gücü ile Peronizmi de sola çekiyor. Dolayısıyla iktidarda asıl belirleyici eğilim şu an Peronist blok içinde Kirchner’in sol popülist eğilimleri gibi görünüyor.

Milyonların Kürtaj Hakkı Zaferi

Arjantin’de verilen kürtaj hakkı mücadelesi, 60’lara kadar gidiyor. 70’lerde Peron’un kürtaj haplarını yasaklaması üzerine bir hareket gerçekleşmişti. Ancak bugün zafere giden mücadele, 2005’ten bu yana süren “Güvenli ve Ücretsiz Yasal Kürtaj Hakkı Ulusal Kampanyası”nın başarısı. Kürtaj sorunu, her yıl yarım milyon yoksul kadının ölümü ya da sakatlığı ile sonuçlanan çok derin sınıfsal bir sorun. Aynı zamanda Arjantin’de egemen sınıfın muhafazakar geleneklerine dair de çok şey söylüyor.

Kampanya içinde irili ufaklı 700’den fazla örgüt ve kişi var. Ancak esas belirleyici aktörler Peronistler ve sosyalistler. Peronizmin müstakbel tabanı, kampanyanın ülkeyi kasıp kavuran; her köşeye kampanyanın sembolü olan yeşil renk ile donatan bu tsunaminin etkisi altındaydı. Peronizm, mücadeleyi lobi faaliyetleri, kilise ve geleneksel burjuvazi ile çıkar ilişkileri nedeniyle devamlı oyalamaya kalksa da hareketi daima ileri taşıyan vurucu güç sosyalist devrimciler oldu. Pek çok durumda Peronistler sokak eylemlerine çağrı yapmadı. Kürtaj kampanyası ve “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” kampanyası etrafında örgütlenen kadınlar Macri karşıtı en dinamik mücadeleleri verip Peronizmin güçlenmesine katkı yapmasına rağmen kürtaj hakkı Fernandez’in seçim programına bile girmemişti. Çünkü kilisenin desteği olmadan Peronizmin işi zor olacaktı.

İktidara geldiğinde ise Fernandez’in bahanesi “pandemide öncelimiz sağlık” olmuştu. Neticede bu konu, müttefikleri ile gerilim yaşamasını zorunlu kılıyordu. Ama kampanyanın –sosyalistlerin başını çektiği- dinamik unsurları sokağa çağrı yapınca, el mahkum, yasa meclise geldi. Kitlelerin basıncı, yasanın önce meclisten sonra da senatodan geçmesine önayak oldu. Daha önce, tamamen yasak olan ve 15 yıl hapis öngören kürtaj yasağı Arjantin’de tarih oldu! Kürtaj artık 14 haftaya kadar ücretsiz ve serbest. Muazzam bir başarı!

Peronizm burada da kendi içinde derin tartışmalar yaşadı; sağ kanadın ve müttefiki kilisenin basıncıyla Kampanya’nın yasa tasarısını budadı: Doktorlara kürtaj operasyonunu “vicdani ret” ile reddetme hakkı verildi, 14 haftadan sonra kürtaj yaptıran kadınlara hapis cezası getirildi, Kampanya’nın ana taleplerinden olan cinsellik eğitimi yasadan tamamen çıkarıldı. Vicdani red, kadınların muhafazakar bölgelerde kürtaj yaptırmasının fiilen engellenmesine ve farklı eyaletlere gitmek zorunda kalmasına neden olabilir.

Kürtaj yasası, sağcı Macri hükümeti zamanında 2018’de meclisten geçmiş, senatodan dönmüştü. Peronizm muhalefetteydi. O günden bu güne devrimci sosyalistler kürtaj hakkının sınıfsal niteliğini, sağlık açısından olmazsa olmaz bir hak olduğunu, her yıl yaşanan sayısız dramın öyküsünü ısrarlı ve birleşik bir kampanya etrafında yıllarca bıkmadan usanmadan anlattı. Parlamentoyu kuşattı. Her yerde etkinlikler örgütledi. Ve neticede, ülkedeki havayı değiştirerek toplumda bir tabu olarak görülen kürtaj hakkı konusu, Papa’nın anavatanındaki gerici blokun direnci kırdı[7].

Bu kampanya başarısı, Türkiye’deki kadın hakları mücadelesinin kimliğe saplanıp “toplumsallaşamama” sorununa ciddi bir ilham olmalı. 

Sonuç

Arjantin’in başat devrimci örgütünden biri olan MST’li yoldaşların yıl sonu mitinginden.

IMF’nin kesinti paketleri, emeklilere saldırılar, derin yoksullaşma gibi konular Arjantin’de sokakları kaçınılmaz olarak ısıtacak. 2017 Aralık ayında Macri’nin kemer sıkma, daha fazla sömürü ve güvensizleşmeye doğru bir adım olarak gündeme getirdiği emeklilik reformunun kitlesel eylemlerle durdurulması önemli direnişlerdendi. 

Öyle ya da böyle, Peronizm yoksul ve öfkeli kitlelerle karşı karşıya kalacak. Popülist bir sol vurguyu öne çıkaran Peronizmin[8] gerçek sınıfsal karakterini gösteren Guernica Baskını, hükümetin sınıfsal reflekslerinin test alanı oldu: Temmuz ayının sonundan itibaren Pandemi döneminde kiralarını ödeyemediği için evsiz kalan binlerce kişi Guernica Mahallesi’ndeki araziye kulübeler inşa etmişti. Eyaletin Peronist Güvenlik Bakanı Sergio Berni[9], sabahın erken saatlerinde araziye yapılan saldırıyı bizzat sahada bir komutan gibi yönetti. Yoksulların barakalarının ateşe verildiği görüntüler, medyada tekrar tekrar verildi. Hükümetin açık bir mesaj vardı: “Kapitalist özel mülkiyete dokundurmayız.” Buna yeltenen, acımasızca ezilecektir.

Peronizmin tarihsel mirası, Arjantin burjuvazisinin çıkarlarını korumak ve bunu yaparken kitlelerin popüler desteğini sürdürme stratejisine dayanıyor. Şu anda da aynı misyon ile görev başındalar. Aslolan, Arjantin’deki derin sınıf çelişkilerinin devrimci çözümüne odaklanan mücadelenin örgütlenmesidir. Kitlelerin kopuşu daha önce yaşanmıştı, önümüzdeki küresel olağanüstülükler dönemi bu ihtimali Arjantin için gerçeğe dönüştürebilir. O güne kadar yoldaşlarımız, devrimci mücadelenin örgütlenmesi ve büyütülmesi için var güçleriyle mücadele edecek.

 

[1] Christina Kirchner yolsuzluktan yargılandığı bu süreçte, muhtemel bir başarısız iktidarın da liderliğinde olmak istemediğinden Alberto Fernandez’in başkan adayı gösterilirken kendisi de başkan yardımcısı oldu.

[2] Yoksulları diline almadan bu korkuyu ifade edenlerden bir pasaj:

Kapitalizmin ve liberal demokrasinin geleceğini de tehdit eden bu sürecin ancak ‘paydaşlar kapitalizmi’ ile aşılabileceğini vurgulayan Schwab, şöyle diyor: “Dünyadaki şirketler bugün yaşamsal bir tercihle karşı karşıya. Ya ‘paydaşlar kapitalizmini’ benimseyecek şirketler ve yalnızca hissedarlarının elde edeceği karı artırmayı düşünmeyecek; şirket çalışanlarının, müşterilerinin, tedarikçilerinin memnuniyetini ve içinde yaşadığı toplumun hassasiyetlerini de düşünerek yoluna devam edecek. Ya da salt hissedarlara ve yalnızca kara odaklı eski anlayışta ısrar edecek şirketler ve günün sonunda ihmal ettikleri paydaşların baskısıyla mecburen değişmeye zorlanacaklar.”

 https://www.dunya.com/kose-yazisi/davosta-farkli-bir-kapitalizm-araniyor/460875

[3] ‘Please Tax Us’: Dozens Of Millionaires Urge Governments To Tax The Rich To Pay For Coronavirus Impac

 https://www.forbes.com/sites/isabeltogoh/2020/07/13/please-tax-us-dozens-of-millionaires-urge-governments-to-tax-the-rich-to-pay-for-coronavirus-impact/?sh=b35eb106cc8c

[4]  Gerard Belçika’ya ‘Depardieu’

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/gerard-belcika-ya-depardieu-22124834

[5] Arjantin’de Covid-19’dan etkilenen ailelere yardım için ‘servet vergisi’ alınacak

https://www.birgun.net/haber/arjantin-de-covid-19-dan-etkilenen-ailelere-yardim-icin-servet-vergisi-alinacak-323364

[6] Arjantin, Covid-19’dan kaynaklı iktisadi hasarı karşılamak için ‘milyoner vergisi’ olarak adlandırılan bir kerelik kişisel servet vergisi getirdi.
https://sol.org.tr/haber/arjantinde-covid-19dan-olusan-zarari-kapatmak-icin-zenginlere-vergi-geliyor-20890

[7] Daha önce senatoda, yasaya hayır diyen iki senatör, kampanyanın propagandasından etkilendiklerini ve sorunun çözümüne dair ikna olduklarını ifade ediyor: https://www.washingtonpost.com/world/the_americas/argentina-abortion-legal-fernandez-senate-vote/2020/12/28/4a6d77d4-492a-11eb-a9f4-0e668b9772ba_story.html

[8] Fernandez, bu imajı güçlü tutmak adına ne gerekiyorsa yapıyor. Çin’le  imzaladığı domuz çiftliği anlaşmasına karşı ülkede çok kez eylemler gerçekleştirildi. Konu ile ilgili Vegan Federasyonu’nun görüşme talebinden sonra ise “Çin’le Domuz Çiftliği Anlaşmasına Hayır” dövizi ile poz bile verdi. Bu ilginç olay için :

https://www.infobae.com/politica/2020/12/15/confusion-por-la-foto-de-alberto-fernandez-con-activistas-veganos-en-medio-de-las-negociaciones-con-china-por-el-acuerdo-porcino/

[9] Saldırı sonrası, adeta bir savaş zaferi kazanan komutan edasıyla konuşan Bernini’nin resmi hesabından servis edilen video: “Yaşam, özgürlük ve özel mülkiyet hakkı pazarlık konusu olamaz.”  https://www.facebook.com/watch/?v=678191869750726

 

Facebooktwitterlinkedin
Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı