/ Manşet / Kıbrıs Siyasetinde Kim Kimdir;Seçim Sonuçları Ne Gösteriyor?

Kıbrıs Siyasetinde Kim Kimdir;Seçim Sonuçları Ne Gösteriyor?

on 12 Ocak 2018 - 14:54 Kategori: Manşet
Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Kuzey Kıbrıslılar Pazar günü Cumhuriyet Meclisi’nin 50 üyesini seçmek için sandık başına gitti. Olağan olarak Temmuz 2018’de yapılması planlanan genel seçimlerin 2017’de mecliste alınan kararla 7 Ocak 2018 tarihinde yapılmasına karar verilmişti. 

Kıbrıs’ta Temmuz 2013’te yapılan seçimlerden bu yana koalisyonlar devam ettirilemedi .CTP–DP hükümeti (Ağustos 2013 – Haziran 2015), CTP – UBP hükümeti (Temmuz 2015 – Nisan 2016) ve  UBP – DP hükümeti (Nisan 2016 – Ocak 2018) koalisyonlar görüldüğü gibi üç partinin ikili kombinasyonları. Üç partiden sadece üç koalisyon çıkabileceğine göre tek yol erken seçimdi. Çünkü bu iktidarların her biri birbirinden beter politikalarla halkın gözünden düştü. Hatta Kıbrıs tarihinin en kitlesel eylemlerine bu iktidarlar mazhar oldu. Erken seçimlere 8 siyasi partiden 379 aday ve dokuz bağımsız aday katıldı. Ve seçimlerden   % 5 seçim barajını aşan 6 partiden UBP  % 38’ini oy alarak  (Ulusal Birlik Partisi) zaferle ayrıldı. Sağ, seçimlerin kazananı oldu.

Seçim Sonuçları

Ana muhalefet partisi CTP (Cumhuriyet Türk Partisi) % 21’lik oy oranı ile ikinci parti oldu. UBP‘nin kazandığı 21 milletvekilini, 12 milletvekili çıkartan CTP izliyor.Dolayısıyla ilk sonuçlar, sandıktan koalisyon çıkacağını gösteriyor.

Kudret Özsoy’un liderliğinde iddiasız bir merkez partisi olan HP ( Halkın Partisi), diğer merkezlerin erimesiyle  ilk kez girdiği seçimlerde % 17 oy oranı ile üçüncü olurken, 9 vekil çıkarttı.

İçerisinde sendikal mücadele veren sol adayların da bulunduğu TDP (Toplumcu Demokrat Parti), 8.61 oy oranı ile dördüncü parti oldu.Koordinasyon Ofisi, özel sektörde sendikalaşma ve benzeri konulardaki mücadele pratiğinden dolayı  Kıbrıs’taki sosyalist örgüt de TDP’ye oy vereceğini açıklamıştı. TDP, birleşik Kıbrıs programına sahip bir sosyal demokrat parti ancak Kıbrıs için inandırıcılığı olan bir  emekçi sol perspektife sahip değil. 

DB ciddi biçimde çakıldı ve  23 puandan 7,83 oranına geriledi.% 38 oy oranı yaklaşık 17 puan gerileyen CTP bir diğer çakılan parti oldu. CTP’nin çakılmasına etken konuların başında elbette Kıbrıs sorununu çözmek konusundaki başarısızlığı geliyor.CTP lideri Mustafa Akıncı, Kıbrıs görüşmelerinin yürütüldüğü Crans Montana’daki başarısızlıktan tümüyle Güney Kıbrıs’ı sorumlu göstermişti. Toplumun çözüm beklentileri karşılanamadı.

Kıbrıs’a Ankara’dan akan musluğun başındaki parti ise UBP. Nisan 2016’da maaşları bile ödeyemez duruma gelen UBP, hükümetten çekilmek zorunda kalmıştı. UBP, 2013 seçimlerinde %27 alırken, bu seçimlerde oylarını %36’ya; TDP 2013’te %7,4 olan oylarını, 2018’de 8,6’ya kadar yükseltmiş oldular.

YDP 6,96, Toplumcu Kurtuluş Partisi- Yeni Güçler (TKP YG) 2,67 ve Milliyetçi Demokrasi Partisi ise (MDP) 0,13 oy oranına sahip oldu. 

Kim Kimdir

Kuzey Kıbrıs’ın ilk cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kuruculuğunu yaptığı merkez sağ Ulusal Birlik Partisi (UBP), Ankara işbirlikçisi bir parti olagelen klasik bir merkez düzen partisi. UBP’nin şu andaki hükümette koalisyon ortağı olan ve genel başkanlığını Serdar Denktaş’ın yaptığı merkez sağ Demokrat Parti (DP) ise babasının adı ile siyasete girmiş ikbal avcılarının partisi.  Merkez sola daha yakın ola liberal Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) için de Kıbrıs’ın CHP’si desek yerinde. Muhalefet ve koalisyonların vazgeçilmez ismi. Piyasacı, devletçi ve Ankara’ya sadık. 

Seçimden zaferle çıkan ve koailsyon kurması muhtemel partilerin geçmişi zaten pek iç açıcı değil. Liberal CTP, merkez sağ UBP ve  DP’nin icraatlarından kesitler: 

CTP-DP hükümeti elektriğe % 30, akaryakıta % 2,5, tüp gaza % 13 zam yaparak rekora imza atarken tepkilere yanıt olaraksa CTP’li Başbakan Özkan Yorgancıoğlu “Akaryakıt ve tüp gaz, Güney Kıbrıs ve Türkiye’den ucuz” diyerek insanların aklıyla adeta alay etmişti.

12 Mart 2014’te KKTC Başkan Yardımcısı Serdar Denktaş ve TC hükümeti Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç arasında Koordinasyon Ofisinin kurulmasına ilişkin anlaşmaya imza atmışlardı. Koordinasyon ofisi, ülkedeki tüm kültür sanat faaliyetlerini Ankara’nın emrine, daha doğrusu AKP’nin emrine vererek dinselleştirmeyi amaçlıyordu. 3 Temmuz 2014’te anayasaya aykırı olduğu için tepkilerden dolayı yasa geri çekilmişti. 2015 yılında birçok örgüt ve dernek 2014’ten beri CTP-DP hükümeti tarafından yürürlüğe sokulmaya çalışılan Koordinasyon Ofisi Yasasına karşı Reddediyoruz Platformu adı altında örgütlenmişti.Ve Haziran 2016’da ülke tarihinin en kitlesel eylemleri ile bu mücadele UBP-DP hükümetine karşı kazanıldı. 

Fakat AKP’nin talimatları doğrultusunda hükümetin Koordinasyon Ofisi denemeleri son bulmadı. 1 Kasım’da Bakanlar Kurulu’nun, “TC ve KKTC Hükümetleri arasında TC Yurtdışı Koordinasyon Ofisi kurulması ve faaliyetlerine ilişkin Anlaşma Taslağı”nın meclisten geçmesine rağmen o süreçte verilen kitlesel mücadelelerden çıkan derslerle görüldüğü üzere AKP’nin yavru vatan olarak gördüğü Kıbrıs’ta dilediği gibi at koşturamayacağı hatırlatılmış oldu.

Yine Kıbrıs’ta 34 örgüt ve sendika tarafından oluşturulan Göç Yasası’na Dur De İnsiyatifi, “eşit işe eşit ücret” talebiyle yasanın kaldırılması için 2014-2015 yılları boyunca birçok grev ve eylemler yaptı. CTP-DP ve ardından hükümet kuran CTP-UBP hükümeti göç yasasını kaldırmamakta ısrar etti ve bu yasanın kaldırılması için meclis oturumuna katılarak milletvekillerine bildiri dağıtan 21 sendikalı öğretmene dava açılmıştı.

Toplumun hafızasına kazınan bir başka direniş ise UBP-DP hükümetinin AKP’ye yaranmak için yaz saati uygulamasının devamı yönünde karar almıştı. Karanlıkta okula gitmek zorunda kalan 2’si çocuk olmak üzere 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir trafik kazası, Kıbrıslıları haftalarca sokaklara dökmüştü. Kazadan sorumlu hükümetin istifasını talep ederek bakanlık önünde toplanan kitleye polis saldırmıştı.

Bahsettiğimiz üç hükümet döneminde sayısız özelleştirmelerin gündeme geldiğini söylemek gerekir: limanlar, telekomünikasyon daireleri… Hatta CTP-UBP hükümeti Türkiye’den gelen suyun temini ve yönetimine ilişkin hükümetler arası anlaşmayla açık açık en büyük özelleştirme projesinin su olduğunu söylemişti.

Seçimlerden Sonra

Seçim sonuçları tablosuna geri dönersek… HP lideri Kudret Özsoy’un kesinlikle koalisyona gitmeyeceğini açıklamasıyla daha karmaşık bir hal aldığını söylersek yanılmış olmayız. Eğer koalisyon kurulamazsa tablodan yeni bir erken seçim çıkabilir.

Kolalisyon kelimesine alerjisi olan ve Kıbrıs’a devamlı müdahale etmeden duramayan AKP seçim sonuçlarından memnun değil. Seçim sonuçlarının hemen ardından Burhan Kuzu, twitter hesabından reçeteyi verdi: “Bugün, KKTC’de seçim yapıldı.Tek başına hükümet çıkmadı. 4 yılda 3 Hükümet kuruldu. Belli ki, bu sistem KKTC’de yürümüyor. Tavsiyem Başkanlık Sistemine geçmeleridir. 40 yıl bu işe kafa yormuş ve Türkiye’ye gelmesinde adeta mimarlık yapmış bir bilim adamı olarak hizmete hazırım” diyerek Türkiye’de yaratmaya çalıştıkları tek adam rejiminin benzerini arka bahçelerinde de oluşturmaya çabaladıklarının sinyallerini verdi.

Kıbrıslı Türkler son seçim tablosunda da farklı bir dönem yaşamayacaklarının farkındalar. Yakın geçmişte verilen mücadeleler, Kıbrıs halkının gelecekte de ülkelerinin Türkiye’nin arka bahçesine dönüştürülmesine karşı ciddi bir muhalefet oluşturabileceğini göstermektedir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı